Doğru Nefes Almanın Faydaları Nelerdir

images (4)Doğru nefes almanın faydaları nelerdir?

Nefesi doğru alıyor muyuz? sorusu genelde insanlarda bir şaşkınlık yaratıyor ve cevap olarak …nefes almasam ölmüş olurdum… deniliyor. Doğru nefes almak bir gerekliliktir yaşamamız için. Yaşıyorsak bir şekilde nefes alıp veriyoruz zaten. Önemli olan nefes alışverişlerimizin düzgün olması.”Nefeslerimi düzene sokarsam hayatımda neler olur ?” sorusunu bazı başlıklar altında inceleyelim.

Doğru Nefes Alma (Pranayama) çalışmaları ile;

  • Vücuda alınan yaşam enerjisi ve oksijenin miktarında artışını
  • Bölgesel nefeslerle karın bölgesindeki organlara masaj yaparak, bu bölgedeki rahatsızlıkların giderilmesini
  • Tazelenme ve canlanmayı
  • Toksinlerden arınmayı
  • Zinde yaşamayı
  • Konsantrasyon ve irade gücünde artışını
  • Hafızanın güçlenmesini
  • Sinir sisteminin uyarılmasını, canlandırılmasını, sinirlerin yatıştırılmasını
  • Ruhsal enerjinin artışını
  • Koroner damarlardaki tıkanıkların giderilmesini
  • Tansiyon rahatsızlıklarının giderilmesini, özellikle yüksek tansiyonun kontrolünü
  • Dolaşım sisteminin uyarılması ve canlanmasını
  • Kanın Temizlenmesini
  • Bağışıklık sisteminin güçlenmesini
  • Sinüslerin temizlenmesini
  • Astım, sinüzit, alerji gibi solunum sistemi düzensizliklerinden kurtulmayı
  • Rahat ve derin bir uyku uyumayı
  • Odaklanma gücünün artışını
  • Sindirim sisteminin rahatlaması ve gücünün arttırılmasını sağlayabiliriz.

nefesterapisi3Kadim çağlardan beri insanın fizik,duygu,zihin ve bedendeki sıkışıklık ve blokajların açtığı rahatsızlıkların gidilmesi için meditasyon,yoga, reiki ve manyetik şifa gibi çalışmalar geliştirilmiştir. Bu çalışmaların temel noktası doğru nefes alımıyla bağlantılıdır.…

Kızıldereliler ”Cennet, insanın diyaframında saklıdır” derler. Doğru nefes alabilmek bizde dengeyi oluşturur. Fizik, zihin, duygu ve ruh bedende dengeleniriz. Buna sempatik ve parasempatik sinir sistemimiz dengeleniyor da diyebiliriz.

Sempatik ve Parasempatik Sistem

Kişinin iradesi dışında çalışan iç organ çalışmalarını düzenleyen otonom sinir sisteminin de iki kolu vardır:

  • Sempatik sinir sistemi 
  • Parasempatik sinir sistemi

Sempatik sinir sistemi;

Beynin sol lobu sempatik sinir sisteminin çalışmalarını düzenlerken sağ lop parasempatik sinir sisteminin çalışmalarında yetkilidir. Sağ burundan nefes alırken farkında olmadan sempatik sinir sistemine sol burundan nefes alırken de parasempatik sinir sistemine etki ederek, çalışmalarına yön vermiş ve tesir etmiş oluruz.

Sempatik sinir sistemi heyecanlı olaylarda etkilidir.. Ani karar verilmesi gerektiğinde örneğin, köpekten korkuyorsanız, karşınıza bir köpek çıktığında hızla çalışmaya başlar ve kana adrenalin salınmasını sağlar. Uyarıyı alan sempatik sistem karşı koy veya kaç cevabını verir. Her iki durumda da kasların kullanılması için enerji ve hareket gereklidir. Heyecan ve tempoyu biyolojik beden de hissetmemizde rol oynayan adrenalin kalbin hızlı çarpmasına daha çok kan pompalamasına ve tansiyonun yükselmesine etki eder.

Yaşamımızı riske atan olaylar karşısında otomatik bir davranış oluşturarak tehlikeyi atlatmamızı ve hayatta kalmamızı sağlar. Sempatik sistem hayat akışında değişik durumlar karşısında vücudumuzun vereceği cevabı düzenlemek hava yollarını genişletmek göz tansiyonunu mide ve bağırsak hareketlerini azaltmak gibi daha birçok konudan sorumludur.

Parasempatik sinir sistemi;

Parasempatik sinir sistemi kalbin hızını azaltmak tansiyonu düşürmek mide ve bağırsak çalışmalarını optimize etmek vs… gibi daha çok dinlenme ve sakinleşme konularında söz sahibidir.

Parasempatik sistemi daha baskın olan kişiler heyecan ve stres yapmayan soğukkanlı tiplerdir. Bilim adamları bu kişilerde kalp krizleri ve ani ölümlerin daha az rastlandığını söylemektedirler. Bu tür kişilerin daha uzun ve sağlıklı yaşayacaklarını kabul edebiliriz.

Birçok araştırmacı kalp hastalarına ve tansiyonu yüksek hastalara tek taraflı burun solunumu tavsiye etmektedirler. Çünkü bilinçli olarak sağ burun kanalını tıkayarak sadece sol burundan nefes aldığınızda sempatik sinir sistemin çalışmalarını azaltabiliriz. Bu kontrolle kalbin temposu ayarlanabilir ve tansiyon normale dönüştürülebilir. İnsanın daha hareketli heyecanlı veya daha sakin olmasıyla iki burun deliğinin aynı anda fakat farklı nispetlerde çalıştırılması (asimetrik fonksiyon) yani nefes alma sürelerinin farklı olması arasında ilişki vardır. Birçok duygusal davranışımıza bedenimizin uyumlu eşliği burundaki bu fizyolojik mekanizmayla bağlantılıdır.

Burnumuzdaki iki delik ve iki burun kanalının birinden nefes almakla diğerinden nefes almak arasında sinir sisteminin vazifeleri açısından fark vardır. Burun sadece bir solunum yolu kanalı değildir. Burundan nefes almak önemlidir.

Burun tıkanıklıkları beynimizin aktivitesini azaltmaktadır. Hem beynin oksijensiz kalmasına sebep olarak hem de beynin uyarılmasını engelleyerek beyin aktivitesinin düşmesine sebep olabilir.

Nefes teknikleri çalışmalarının esası, nefesin denetlenerek solunumun düzenlenmesidir. Nefes teknikleri nefes alma ve verme arasındaki duraklamanın ortadan kaldırılması uzatılması, kısaltılması ve diğer hallerle ilgilidir.

Bundan amaç akciğerlerin hareketinin düzene sokulması kalp, akciğer, mide sinirleri kontrol edilerek normalde kullanım yetkisi bizde olmayan otomatik davranışların bizim kontrolümüze geçmesinin sağlanmasıdır. Otonom sinir sistemi bedenimizdeki sindirim salgılarının salgılanmasını kalp atışı ve akciğerlerin devinimini ve normal de irademize bağlı olmayan istem dışı süreçleri düzenler.

Pranayama bilimi bu nedenle otonom sinir sistemiyle ilişkilidir ve nefes alış verişlerle otonom sistemin işlevlerini bilinçli olarak kontrol almaya hedeflidir. Solunum sisteminin büyük ölçüde bizim irademiz dışında gerçekleşmesine rağmen nefesin derinliği süresi ve sıklığı bilinçli olarak kolayca değiştirilebileceği için istemli kontrol rahatça başarılabilir. Bu nedenle nefesin denetimi otonom sinir sistemini denetlemek için iyi bir başlangıç noktasıdır.

Sempatik ve parasempatik sinir sistemleri isimlerinden de anlaşılacağı gibi görünürde birbirine karşı çalışmalarına rağmen uyumlu bir işbirliği içindedirler. Örneğin parasempatik sistem kalbi yavaşlatma etkisi yayarken sempatik sistem hızlandırır ve kalp atışları bu etkileşimin doğal bir sonucu olarak ortaya çıkar.

Sempatik sinir sistemi her biri belkemiğinin yan tarafında bulunan iki sıra sinir düğümü ya da küre salkımından oluşur. Bu düğümlerden çıkan sinirler göğüs ve midede farklı bez ve iç organlara dağılarak parasempatik sistemin sinir kollarıyla ağlar oluşturarak bağlantıyı sağlar.

Bu sistemin ana bölümü vagus ya da gezgin olarak ta adlandırılan onuncu kafatası siniri olan akciğer mide siniridir. Vagus arka beyne bağlıdır ve sempatik sistemle birlikte çeşitli ağlar oluşturmak üzere dallara ayrılarak omurilikten aşağı boyun göğüs ve batına doğru ilerler. Güneş sinir ağına bağlı olan ağda sona eren lifler yoluyla daha aşağıda ki sinir ağlarına bağlıdır. İstem dışı sinir sistemimizi bilinçli olarak denetleyebilmemizin bilinen iki yöntemi vardır.

Birincisi sistemli solunum egzersizleri yapmak ve kendimizi prananın çeşitli araç ve kanallarını anlamak üzere hazırlamaktır. Önce kalbin işleyişini düzene sokmak için akciğerlerin hareketini düzenlemek gerekir. Daha sonra vagus siniri bilinçli olarak denetlenir böylece kişi zihnin istem dışı sistemi düzenleyen bölümüne erişir.

Otonom sinir sistemini denetlemenin bir diğer şartı ise irade gücü oluşturmaktır. Zihin ne kadar dağınıksa iradede o kadar sarsılmış ve güçsüz durumdadır. Zihin tek bir noktaya toplanmışsa istemi güçlendirir. Böylece istem gücünün yardımıyla otonom sinir sistemiz isteğimize uygun çalışır. O nedenle akciğerlerin devinimini denetleyip düzenlemeyi öğrendiğimizde ortada istem dışı diye bir olgu kalmayacaktır.

Pranayamaya bağlı nefes anlayışında daha ince düzeyli yaşam güçlerinin incelenmesi solunumun daha ayrıntılı bilgi ve binlerce sinir düğümünden oluşan bir ağı tanımlar. Prana, an içinde akarak bedenin her bölümünü enerjiyle besler. Nadi kanal ve araç sözcükleri prana gücü adı verilen tek bir gücü açıklamak için kullanılır.

Fizyolojik olarak doğal ritmik solunumun vücudun gevşemiş bir durumda kalmasına yardım ederek sempatik sinir sistemi fonksiyonu azaltma eğilimi vardır. Sinir sisteminizin sempatik bölümü vücudumuzun kendi normal kapasitesinin üstünde zorlanmasının sorumlusudur. Stres veya tehlike zamanlarında tehlikeyi karşılaması gereken bütün organlar aktive edilir. Sempatik sistem kalp hızını artırır her vuruşta daha fazla kan pompalanmasına sebep olur. İlave adrenalin salgılanması karaciğerinizi daha fazla glikoz üretmesini gerektirir. Buna tehlikeye cevap olarak vücudun alarma geçmesi savaşma veya kaçma durumu alması denir. Çünkü sempatik sinir sisteminin programı hayatta kalmanın yolunu aramaya endekslidir.

Alarm durumunda kalmak ve normal duruma geçememek vücudu gereğinden fazla yorar. Doğal ritmik solunum vücudunuzu rahatlatmaya yardım etmek ve normal fonksiyonuna geri döndürmek için bir yoldur. Sürekli ve düzenli solunum yoluyla sempatik sinir sisteminin rahatlatılması psikolojik faydalarda sağlar. Rahatlık hissini artırır sinirliliği yatıştırır düşünce mekaniğinde rahatlama yapar ve iyilik hissini uyandırır.

Sonuç olarak, doğal ritmik solunum parasempatik sinir sistemini aktive ederek bütün vücudun stresten uzak fonksiyonunu sağlar. Alıntı