Mutsuz Olmak; Günahtır

mutsuzlukMutsuz olmak; günahtır. Neden mi? Çünkü Yaradan bizi bu dünyaya mutsuz olalım diye değil, koşulsuz sevgiyi ve hakiki mutluluğu bulalım diye gönderdi. İçinde cıvıl cıvıl, mutlu olmayı bekleyen bir çocuk var. Bu sebeple diyorum ki;

Günah ve sevap var ise insanın mutsuz olması günahların en büyüğüdür.

Kim istemez mutlu olmayı değil mi?

İlla vardır bizi mutsuz edecek birileri, olaylar. Üstelik tam biz mutlu olmaya karar veririz, bir sürü dış etken olur hayatımızda mutsuzluğumuza sebep olacak. Şimdi ben sana desem ki; sen kendini mutsuz ediyorsun, biliyorum ki bir sürü itiraz dolu cümleler söyleyeceksin bana. Ama ben gene de diyorum ki sen mutlu olmayı seçerek bütün mutsuzlukların üstesinden gelebilirsin.  Burada tekrar çekim yasasını hatırlatmak isterim. Ne düşünüyorsan o’sun. Düşündüğün her şey evrene talep olarak gidiyor ve bir süre sonra taleplerin karşılanarak sana geri dönüyor. Mutsuzluğun yakanı bırakmadığını düşünenlerdensen bil ki hep mutsuz olacaksın ve evren senin bu isteğin için elinden geleni yapacak.

Mutlu olabilirsin. Şimdi buna karar ver yeter.

Nasıl mı, mutlu olabilirsin? İnan bana zor değil. Biraz üzerinde çalışman gerekiyor o kadar. Mutsuz olmayı öğrenen beynin, mutlu olmakta zorlanabilir. Ama denemeye değer. Sonra bakacaksın ki, artık mutluluk senin doğal halin olmuş.

Bedeninin içinde mutlu ol, yalnızken bile mutlu ol, mutlu et kendini,  ilk kural daima gül ve gülümse. Başkalarından önce kendini düşün. Mutlu olmayı becerebilen biri  etrafına otomatikman mutluluğu yayacaktır. Başkalarını mutlu etmeye çalışırsan, orada beklenti oluşur ve beklentin karşılanmadığı sürece sonuç senin için hüsran olur.

Mutlu insanların, gülen insanların, sana iyi geldiğini düşündüğün insanların yanında ol. Baktın etrafında somurtan biri var, mutsuzlukla beslenen birine  enerjini kaptırma. Dertleş , dinle, dostunun yanında ol; dediğim şey onun derdini dert etme. Bırak, üzerinde taşıma.

En çok geçmişin içinde kayboluruz. O oldu, bu oldu, böyle oldu. Olduysa oldu bugüne bakalım de. Diyebilmelisin bunu. Biliyorum çok kolay olmadığını ama imkansız olmadığını da biliyorum.

Gelecek kaygılarımız beklentilerimiz mutsuz eder bizi, ya istediklerimizi yapamazsak,? Artık ne ile ilgili düşünüyorsan; onu o gün geldiğinde düşünmeyi öğrenmelisin. Geçmişin ve geleceğin arasında bugünü kaybediyorsun.

Tüm yaşadıklarına inat gülümse ve mutlu ol, hiç bir şeyin üzerinde çok takılma; yaşa gitsin. Demiyor muyuz üç günlük dünya diye. Değer mi bu güzel zamanı somurtarak geçirmeye.

Mutlu olman için önce cesur olmalısın. Korkuların bu konuda daima senin önünde engel olacaktır. Her ‘’ne yaşayacaksam başım üstüne’’ de.  Tabi ki hayati konulardan ya da sana zarar verebilecek konulardan bahsetmiyorum. Korku illüzyonunu bırak diyorum, o zaman göreceksin ki kara bulut gibi saran mutsuzluk dağılmaya başlayacaktır.

Bil ki bir olay karşısında iki seçimin var. Ya mutlu olmayı seçeceksin ya da kolaya kaçıp mutsuz olmayı.

Kurban olmak istemiyorsan bu hayatın içinde; şimdi silkin ve kendine gel ve de ki kendine

’Bu andan itibaren mutlu olmayı seçiyorum ve bunun için yapmam gereken ne ise, yapmak için hazırım’’

Mutluluğun daima; elinizden tutan diğer bir el gibi, sizinle olmasını diliyorum.

Kişisel Gelişim Uzmanı/Yoga Eğitmeni/Nefes Terapisti Yeşim Güralp

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir