MS Hastalığı ve Yoga

Meditations1MS Hastalığı ve Yoga

MS  kas yorgunluğu, kas güçsüzlüğü, spastisite (kas gerginliği), denge bozukluğu, yürüme bozukluğu ve hareketsizliğe yol açarak kişinin günlük aktivitelerini olumsuz etkiler. Egzersiz MS tedavisinin önemli bir parçasını oluşturur. Güçlendirme ve denge egzersizleri, yoga-plates gibi egzersizler, yüzme; hastaların oksijen kapasitesini, kas gücünü ve dayanıklılığını arttırır, dengeyi korur, kas sertliklerini ve yorgunluğu azaltır. Ayrıca düzenli egzersiz yapmak, hastalara ruhsal ve fiziksel rahatlama sağlar.

Son yıllarda MS’in iyileşmesinde yoganın payı da gündeme taşındı. “MS’te Neden Yoga?”nın cevabını anlatan hem MS hastası hem de Yoga Eğitmeni Deniz Zambak, “Yoga bir bilim değildir, bir tedavi yöntemi de değildir. Nefes alma ile zihnin ve bedenin dengesidir. Hastalanmamak adına kendi kendimize yapabileceğiz en kolay sağlıklı olma yoludur. Son yapılan uygulamalar da göstermiştir ki yoga; kan dolaşımını düzenler, menopoz sıkıntılarını azaltır, bağımlılıkla başa çıkmayı sağlar, depresyon ve stresi giderir, yorgunluğu azaltır, hareket yetisini artırır, güçlendirir, sindirim ve boşaltım sistemini düzenler” diyerek MS’lilere yoga yapmalarını önerdi.

MS’lilere yaptığı konuşma ile moral veren tiyatro sanatçısı Betül Arın ise; “Bütün hastalıklar, duygu ve düşüncelerimizin vücudumuzda yarattığı sonuçlardır. Söylemek isteyip de söyleyemediklerimiz boğazımızda düğümlenen nodüllerdir. Öfke ve nefret pankreasımızın hastalanmasıdır. Ruhunuzu ve bedeninizi iyi duygularla besleyin. Her şey, hepimizin başına gelebilir. Önemli olan baş etmeyi öğrenmektir” diye konuştu.

İyileşme halinde tedavi asla bırakılmamalı

MS’li hastaların tedaviye yönelik soruları için bir araya gelen konunun uzmanları Prof. Dr. Aksel Siva, Prof. Dr. Gülşen Akman Demir, Doç. Dr. Erdem Toğrol, Dr. Demek Yandım Kuşcu ise, “Mevcut koruyucu tedaviler hastalığın ilerlemesini mutlak önlüyor. Tedavinizi devam ettirin” uyarısında bulundular. Prof. Dr. Aksel Siva, arı zehri, kapari gibi alternatif tedaviler altında sürekli otların veya başka karışımların gündeme getirildiğini, bunların hiçbir tedavi edici rolü olmadığını hatırlatarak, “Hekiminizin kontrolü altında tedavilerinizi sürdürmelisiniz. Her MS’li başkadır, tedavilerinizi karşılaştırmayınız. Bu hastalıkla baş etmek için MS’le barışık olmalısınız” dedi.

MS’lilerin yaşam kalitesinin ve bağımsızlığının artırılmasına yönelik çalışmalar yaptıklarını söyleyen İstanbul Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölüm Başkanı Prof. Dr. Arzu Razak Özdinçler ise, “Yapılan çalışmalar gösterdi ki; fizyoterapiler, egzersiz uygulamaları hareket yeteneğini artırıyor. Yorgunluk,  güçsüzlük, denge bozukluğu, kas güçsüzlüğü MS hastalarının en yaygın yaşadığı belirtiler. Bizim hastaya göre düzenlediğimiz ve isteyerek yaptığı; yürüyüş, bisiklet, yüzme, egzersiz veya diğer aktiviteler yaşamda bağımsızlığı sağlıyor, hastalığı tedavi ediyor” dedi. Hastalıkla beraber psiko-sosyal smeditasyonorunların yönetimine dikkat çeken Psikolog Ayhan Bingöl ise “MS ile uyum sağlamalı ve sabırla iyileşmek için çaba sarf etmelisiniz. Eğer hastalıkla birlikte stres, yaşamdan kopma, inkar, kaygı, öfke, yalnızlık ve çaresizlik gibi duygulara teslim olursanız hastalığınız daha da kötüleşir. Başa çıkmayı öğrenmek için mutlaka psiko-sosyal destek alın” önerisinde bulundu.

Yoga yaparak bu hastalığın ilerlemesini durduran, gerilemesini sağlayan bir çok kişi var. Yoga düzenli uygulandığı sürece bedeni olması gereken sağlığına geri dönmesi için ideal bir çalışmadır.

2007 yılında MS hastalığına yakalanan Ilgın Güral, düzenli olarak  Yoga uygulayarak hastalığın önemli ölçüde gerilemesini sağladı.

“Kronik bir hastalıktır, MS’in tedavisi yoktur” tezini çürüterek “Ben iyileştim” diyen Sema Türkel’in umut veren reçetesi: Medikal tedavinin yanı sıra reiki, meditasyon ve yoga yaparak düşünce kalıplarımı değiştirdim. Asıl gücün iyileşmeye olan inançta olduğunu gördüm ve sonunda iyileştim..

Bu yazı çeşitli kaynaklardan alıntı yapılarak hazırlanmıştır.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir