Bahar Temizliği

                                                   Bahar Temizliği

eski eşyaŞimdi 50 derecelere ulaşan yaz sıcağında nereden çıktı bu dediğinizi duyar gibiyim. Ben bahar temizliği tabirini kullandım çünkü neredeyse her Türk insanının gelenekselleştirdiği derin temizliğin adıdır bahar temizliği.

Ben bu yazıda fiziksel ve ruhsal temizlikten bahsetmek istiyorum dilim döndüğünce.

Hani bir bahar temizliği tabiri vardır hayatımıza işlemiş olan. Hemen hemen hepimizin yaptığı ya da evlerimizde yapıldığına şahit olduğumuz. Bahardan yaza geçerken evler boyanır, halılar çocuklarının ayaklarının altında temizliğine kavuşurdu benim çocukluğumda. Ev değil sadece, mahalle olarak temizlik başlardı. Bu temizliklerin bir anlamı varmış meğer. Biriken negatif enerjileri temizlemek adına yapılırmış o hummalı çalışmalar.

Özgürlük bağımlısı olan ruhum, hayatın bu kısmında da özgürleşmeyi seviyor :9) Gereksiz olan, işe yaramayan eşyalar ve  ne varsa bırakırım.

Seanslarımda en çok önerdiğim çalışmalardan biridir temizlik, sadeleşmek ve özgürleşmek. Beden dilinden, düşünce ve cümle yapısından anlıyorum eskiye ne kadar bağlı veya bağımlı olduklarını, tuttuklarını. Bırakmaya başladıklarında hayatlarında ki değişim hemen kendini göstermeye başlıyor.

Eşinden ayrılmış ama ruhen onunla olan bir danışanıma ”gelinliğin hala duruyor mu?” diye sordum ”evet” dedi. Ona, o gelinliği evden çıkarmasın önerdim. Yaptığımız özgürleşme  çalışmalarınında etkisiyle bir süre sonra hayatına yeni bir aşk girdi. Aslında istediği eski kocası değil sevebileceği bir adamla karşılaşmaktı. Dağınık olan evini toparladı ve gereksiz olan eşyalarını evden çıkardı. Ne mi oldu dersiniz? Terfi etti. Bu ve bunun gibi  çok güzel sonuçlar aldığımız durumlar var hayatımda. Her seferinde beni etkiliyor evrenin yasaları ve yaşama daha da hayranlık duyuyorum. Evrenle uyum içinde olunca, ona direnmeyince hayat daha kolay hale geliyor.

Yaşam, enerji döngüsüdür. Her şey enerjiden ibarettir. O halde en önemli mesele, o enerjinin yolunu açık tutmaktır. Bu döngünün rahat olabilmesi için sadeliğe ihtiyacı vardır. Evimizde, iş yerimizde. yaşamsal alanlarımızda sadeleşmek gerekir.

Düşünün ki dolabınız tıklım tıklım dolu. Belki de bir çoğunu giymiyorsunuz bile. Belki bedensel değişiminiz var. Ne olursa olsun özgürleşin. Evrenin dönüşümüne bırakın eşyalarınızı. Sizin beklettiğiniz şeyler başka birilerinin işine yarayacaktır.

Kimileri anıları korumak adına biriktirir bazı şeyleri. Anılar  beyninizde, hafızanızda var zaten. Onun bir  madde olarak kalmasına gerek var mı gerçekten? Kimileri kıyamaz kullanmıyor olsa bile.

Ben demiyorum ki her şeyi verin. Dediğim şey size artık bir anlam ifade etmiyorsa, bugün bir işinize yaramıyorsa, baktıkça yüreğinizi burkuyorsa.. verin gitsin. Birileri için anlam kazansın, başkalarını mutlu etsin diyorum. Sadeleştiğinizde; evinizin, olduğunuz mekanın enerjisi bereketi değişecektir. Kalabalık karışıklığı getirir. Gözün gördüğü karışıklık aynı oranda zihinde de karışıklık yaratır. Odaklanma da zorluklar yaşanır. Çekmeceler önemlidir. Yaşamın içinde her şey birbirine bağlıdır. Dağınık çekmeceler, dağınık bir ortam enerjinizi, çakralarınızı bloke eder. Düzenli insanların bedensel ve zihinsel işleyişleri de aynı oranda düzenli olur.

Evren boşluk sevmez denir. Verdiğinizin yerine, sizin için daha iyi olan gelecektir. Bir süre için sizinle olacak ve tekrar dönüşüme geçecektir.

Duygu dünyanızda da durum farklı değildir aslında. özgürleşmek adına size iyi gelmeyen ne varsa, enerjisi iyi gelmeyen kim varsa bırakın. Ruhsal seviyede üst boyutlara geçmekte olan dünyanızda size iyi gelmeyen her şeyi bırakın. İhtiyacınız olan budur.

Farkındalığa ulaşmanın yollarından biri, eskiyi güle güle uğurlamaktır. Eskiden sevdiğiniz birini kalbinizde taşıyorsanız hala, yeni bir aşka yelken açamazsınız. Yeri dolu olan aşk sizi teğet geçecektir.

Kalbiniz kırıksa birine, veya birilerine affetmenin gücünü kullanın. Affettiğinizde, sevgi var olmaya başlar. Öfke ve kinin kime faydası olmuş ki bugüne kadar?

Bıraktığınızda özgürleşme başlıyor. Hayatınızda, madde dünyanızda ne varsa bilin ki, enerji bedeninizde de o var.

Öyle zeki bir sistemin parçasıyız ki o zeka ya güvenin. Düşünün lütfen yemek yiyoruz, almamız gereken besin değerlerini almak için sindirim sistemimizde öğütüyoruz, sonra da  bedenden dışarı atıyoruz. Ya bizim mekanlarımızda yaptığımız gibi her şeyi tutsaydı bedenimiz ne olurdu? Çatlardık değil mi? Evlerimizin ya da çalıştığımız mekanların enerjisine ve zihnimize de yaptığımız bu tam olarak. Her şeyin dönüşüm içinde olduğunu hatırlayın. Dönüşüme izin verin. Hiç bir şey bizim değil bizimle.

Her şey ruhsal seviye de özgürleşmek ve bu özgürleşmeyi madde dünyasında deneyimlemek için.

Yaşam enerjisi; mekanlarda, bedenlerde, bedenin en küçük yapısı olan hücre seviyesinde dönüşüm içindedir. Dönüşümün rahat olabilmesi için kanalların açık olması gerekir. Çakra seviyesinde de tıkanmalar, blokajlar başlar. Açık olmayan bedensel kanallarda hastalıklar, bırakılamayan fazla kilolar baş gösterebilir. Hayatın alış-veriş dengesi bozulur.

Rahat dolaşım içinde olan yaşam enerjisi size istediğiniz fiziksel beden formunu, duygu ve zihin bedende huzuru, ruhsal bedende sevgiyi deneyimletecektir.

Haydi olduğunuz mekana bir göz atın ve bakın ne var gereksiz olan?

Duygularınıza bakın. Ne var kısıtlayan?

Zihninize bakın. En çok neyi düşünüyorsunuz?

Şimdi mekanlarınızda, duygularınızda, zhininizde bahar temizliğine hazır mısınız? Hazırsanız eğer; eski olandan, işe yaramayandan, fazlalıklardan, fazla düşüncelerden, takıntılardan, kendinizi iyi hissetmediğiniz işinizden, mekanlardan, negatif olan duygulardan, sizi acıtan anılardan, kinden, öfkeden, bağımlılıklardan, kaygılardan, endişelerden, korkulardan ve sizi kısıtlayan her ne varsa ondan özgürleşin…. Eskiye tutunmayı bırakın, Yeni ve güzel olana yer açın.

İç dünyanızda ve dış dünyanızda bahar temizliği yapın.

Özgürlük demek; gerçek benliğinize, sevgiye giden köprüye doğru attığınız adımlarınız olacaktır.

Beatles ashramın içinden karelerKişisel Gelişim Uzmanı * Yoga Eğitmeni * Nefes Terapisti

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir